Öğrenci Gözüyle Eğitim


Neden 8 saat boyunca okulda tutuluyoruz? Neden 5 saat,6 saat değil de 8 saat?

Öğrenci Gözüyle Eğitim

Hepimizin farkında olduğu fakat bir çoğumuzun düşünmediği sorunlara değineceğim. Dilerseniz şöyle bir soruyla başlayayım: Neden 8 saat boyunca okulda tutuluyoruz? Neden 5 saat,6 saat değil de 8 saat? "Tutuluyoruz" diyorum çünkü zorla bunca saat burda kalıyoruz? Son saatlerde ne olduğumuzu hepimiz biliyoruz. Hocanın dediği tek kelimeyi zor anlayan, boş boş etrafa bakan 33 tane beden oluyor  sınıfta. Acaba hocalarımız o anlarda verimli olduklarını mı zannediyorlar? Bize bir şey öğrettiklerini, o konuyu anladığımızı mı sanıyorlar? Bir diğer soru ve soruna geçelim: Okullar neden hep aynı dizaynda? 3-4 pencere,krem perdeler,sırt ağrısından başka bir işe yaramayan sıralar,köşede bulunan bir dolap, öğrencilerinkinden daha beter öğretmen masası ve sandalyesi,açık renkte olmasına iç
daraltıcı duvarlar ve beyaz tahta... Mesela o tahta neden parlak ve beyaz? Koyu yeşil tahtalar bile çok daha iyiydi. Tebeşirler her ne kadar sağlıksız ve genelde konuşanların kafasına atmak için kullanılsada... Koyu renkli olmasına rağmen insanı sıkmıyordu,daraltmıyordu. Ben öğretmen masasının en üst köşesinde bulunan,ayda yılda bir çizgi film izlemek için açılan,kapaklı dolabın içindeki küçük televizyonu özledim, şimdi hocaların yerine ders anlatan "akıllı tahta" yı değil! Başka bir soruna geçelim. Neden haftada gördüğümüz 40 saatlik ders,hep birbirini takip ediyor? Neden dışarıya,gökyüzüne bakma gibi bir dersimiz yok? Neden her saat bir şeyler öğrenmek zorunda gibi hissediyoruz kendimizi? Neden düşünmemiz için ayrılan bir süre zarfı yok? Bir diğer soru: Neden ölmeyi unutmuş hocalar gelip bize ders anlatıyor? Bizim yaşlarımızdan fazla öğretmenlik hayatlari olduğu
için, kendi öğrenciliklerini unutup, sadece tecrübeleriyle bir şey öğrettiklerini sanıyorlar. Haliyle kendilerini dört dörtlük göstermeye çalışmaları,o dersi dinlememiz için bir sebep oluyor. Bir diğeri:Mesela ilkokul öğretmenleri... Sorumluluk sahibi öğrencileri olsun istiyorlar güya. Bunu, verdikleri saçma sapan ve bizim bile yapmakta zorlandığımız bir yığın ev ödevi ile olacağını  zannediyorlar. 20 tane problem çözmeyle sorumluluk sahibi olunmaz. O yaştaki çocuk bunu eziyetten başka hiçbir şey olarak göremez. Küçük yaşta birine sorumluluk duygusunu aşılamak istiyorsan yetiştirmesi için bir çiçek ya da beslemesi için bir balık vereceksin. Oyun oynarken de bir şeyler öğrenebileceğimizi, öğrenmek için illa kağıt kalem gerekmediğini öğreteceksin. 
İlerde öğretmen olmak isteyen ben; hocalarımızın bize uyguladığı metodun tam tersini kullanarak öğrencilerime bir şeyler öğreteceğim. Çünkü bizim hocalarımızın genelinde "öğretme kaygısı" değil, "40 dakika bitse de,şu sınıftan gitsek" düşüncesi var. Öğrenci bir soruyu bildiğinde mutlu olan değil, o soruyu bilemememiz için her şeyi yapan öğretmenlerimiz var. Ama eleştirilen yine öğrenciler...
Şu an bunları buraya yazmam hiç bir şeyi değiştirmeyecek biliyorum ama bizler, herkes tarafından sevilmek isteyen değil, herkese bir şeyler öğretme derdinde olan öğretmenler olacağız hocam. 
BİZİM ÖĞRENCİLERİMİZ BİZ GİBİ, BİZLER DE SİZLER GİBİ OLMAYACAĞIZ!