Hikaye Anlatıcısının Sırrı


Google, SAP, Microsoft ve Lever gibi birçok dünya devi hikâyelerden güç aldı, hikâyelerinin üstünde yükseldi. Dünya liderleri kitleleri hikâyelerle etkiledi. Onları başarılı kılan anlattıkları değil, anlatma becerileriydi. Peki sizin hikâyeniz nerede duruyor? Onu nasıl anlatacaksınız? Kendinizi, iş fikrinizi, deneyiminizi ve bilginizi aktarırken etkili olmak neden bu kadar önemli?

Hikaye Anlatıcısının Sırrı

Türkiye’de de çok satan TED Gibi Konuş kitabının yazarı Carmine Gallo, Hikâye Anlatıcısının Sırrı’nda dünyada değişim yaratan girişimciler, şirketler, liderler ve TED konuşmacılarının hikâye anlatma becerilerinin sırlarını ayrıntılı örneklerle gözler önüne seriyor. Richard Branson, Steve Jobs, Sheryl Sandberg, Sara Blakely’den Southwest, Virgin, Apple, Whole Foods gibi şirketlere, iz bırakmış pek çok lider ve girişimin başarısına tanıklık ederken kendi hikâyenizin farkına varacaksınız.
(Tanıtım Bülteninden)

------------------------

Gardner şöyle demişti, “Başarının sırrı, yeniden meşgul olmak ıçın gündoğumunu beklemeye bile tahammül edemeyeceğiniz kadar uğraşmayı sevdiğiniz bir şey bulmaktır.”38

Guber herkesın üç adımda bır hlkaye kurabileceğini söylüyor: 

1.Bır soru ya da beklenmedik bir meydan okumayla dinleyicılerinızın dikkatini çekin. 
2. Engelin nihayetinde aşıldığı bir mücadele hikâyesı anlatarak dınleyicilere duygusal bir deneyim sunun. 
3. Dinleyicileri bir eylem çağrısıyla heyecanlandırın. 

“Eğer başlangıçta zorlu bir meydan okuma hissetmezlerse dinleyiciler nadiren oltaya gelirler. Eğer hikâyenin orta bölümündekı mücadele onları heyecanlandırmazsa angaje olmazlar. Ve anlatının Vardığı nihai çözümle heyecanlanmazlarsa hikâyeyi hatlrlamazlar ya da anlatılanlara uygun şekilde eyleme geçmezler," diye açıklıyor Guber. Guber’a göre hikâyeler olan ile olabilecek arasında bir köprü görevi görmezse dinleyicilerin tutkusunu canlandırmaz. Başarılı bir iş sunumunun ya da pazarlamanın harika bir filmden farkı yoktur. Etkili bir sunum Guber’ın üç adımlı hikâye inşası kuralını izler. Örnegin, 2007’de iş sektöründeki dünyanın en büyük hikâye anlatıcısı Steve Jobs iPhone’u tanıttı. iPhone piyasadaki ilk akıllı telefon olmadıgından Steve Jobs baştan çıkarıcı bir hikâye kurmak zorundaydı. Aşağıdaki pasaj Steve Jobs’ın iPhone’un lansmanını yapmak ve onu akıllı telefon kategorisinde konumlandırmak ıçın kullandıgı ürün hikâyesinin kısaca düzenlenmiş metnidir. Steve jobs burada Guber’ın ana hatlarını çizdiği hikâye kurgusunun üc adımını yakından izlemekte. Jobs hikâyesini tam dört dakikada sundu; karşı konulamaz bir dört dakika. 

Meydan Okuma 

“Denildiğine göre en gelişmiş telefonlara “akıllı telefon' adı veriliyor. Fakat sorun şu ki, bu cihazlar o kadar akıllı olmadığı gibi kullanımları da zor... Yapmak istedigimiz sey. mevcut herhangi bir mobil cıhazdan çok daha akıllı ve kullanımı çok kolay. çığır açan bir ürün. İşte iPhone bu. Böylelikle telefonu yeniden icat edeceğiz ve bunu yapmaya devrimci bır arayüzle başlayacağız.” 

Soru 

“Neden devrimci bir kullanıcı arayüzüne ihtiyacımız var?" 

Mücadele/anlatı

“Burada dört akıllı telefon var -Motorola Q, Blackberry, Palm Treo, Nokia E62olağan şüpheliler. [Steve Jobs 'şüpheli’ ve *suçlu’ gibi kötü adamlarla ilişkili kelimeleri kullanıyor.] Kullanıcı arayüzlerindeki sorun ne? Sorun şu alt kısım. Tam şuradaki şey [klavyeye işaret ediyor]. İhtiyacınız olsun olmasın orada duran klavyeleri var. Plastiğe gömülü kontrol düğmeleri var... bu düğmeler ve kontrollerde değişiklik yapılamıyor. Bunu nasıl çözebilirsiniz?” (Bir kez daha, Jobs bir cinayet romanında okumayı bekleyeceğiniz kelimeleri kullanıyor işlenen bir cinayeti “çözmek” gibi.) 

Çözüm 

“Yapacağımız şey tüm bu düğmelerden kurtulmak ve büyük bir ekran kullanmak. Bununla nasıl iletişim kuracağız? Cebimizde bir fare gezdirmek ister miyiz? Dijital kalem mi kullanacağız? Hayır. Kim kalem ister ki? Bunları çıkarmanız lazım, kenara kaldırmanız lazım, kaybetme durumu da var. Hayır. Kımse kalem istemez. Dünyadaki en iyi işaret aygıtını kullanacağız, hepimizin doğuştan sahip oldugu bir aygıtı. Parmaklarımızı kullanacağız. Çoklu-dokunuş adında yeni bir teknoloji icat ettik. Harika çalışıyor. Kaleme ihtiyacınız yok. Üretılmış herhangı bir dokunmatik ekrandan çok daha hassas. Çok akıllı. Üzerinde çoklu-dokunuş hareketleri yapabilirsiniz. Patentini de aldık.“ 90-91


Bir gemiyi şişeye nasıl sığdırırsınız? Gemiler -genelde eski yelkenlilerin modelleri şişeye konulmadan önce hazırlanıyor. Bu şişeyi kişinin zihinsel kapasıtesi ve gemiyi de bir hikâye olarak düşünün. Şişenin kapasitesi değişmeyecek. O yüzden gemiyi ona uydurmahsınız. Bir şişe içindeki gemiyi gördüğümüzde çoğumuz hayret ederiz. Bunun gerçekleşebilmesi bizi şaşırtır. Görmediğimiz şey bunun hazırlanması için harcanan detaylı zanaatkârlıgın süresidir. Gövdenin kendisi şişenin ağzından daha büyüktür, demek ki tek bir parça ağaçtan yapılmış olamaz. Gövdenin üst ve alt kısımları parçalar halinde yapılır. Daha sonra omurga ve dümen gelir. Sonra direkler ve serenler de hazırlanır. Sanatçılar geminin bir modelini çizmek için bir defter kullanırlar ve sonra ahşap ve kürdan parçalarını çizimde tabakalara aymrlar. Gemi şişenin dışında hazırlanır ve dikkatlice kat kat bükülerek şişenin ağzındaki açıklıktan içeri sokulur. Yerleştirildiğinde şişenin içindeki boşluğu doldurması için tekrar eski haline getirilir. Son olarak da geminin ufak detaylan parça parça eklenir ve birleştirilir. 

Gemi sizin hikâyeniz. Hikâyenin çok sayıda parçası var direkler, serenler, yelkenler, gövde, burun. Şişenin girişi ağızdaki ufak açıklık dinleyicinizin “çalışan bellek”i veya kısa süreli beyin kapasitesi. Geminin tamamı tek seferde içeri sığmaz, bu nedenle dinleyicinize hikâyeyi parça parça anlatmanız gerek. Hikâyeniz tamamlandığında, dinleyici anlatıyı baştan sona görebilir ve parçaların nasıl birbirlerine uyduğunu anlayabilir. Hikâye yelken açarak sizi ve dinleyicinizi yeni dünyalarla tanıştırabiir. 190-191

BİR BAKIŞTA HİKAYE ANLATICISININ SIRRI 

. Markanızın çekirdek amacını belirleyin. (Steve Jobs. Richard Branson) 
Büyük hayaller kurun. (Mark Burnett, Howard Schultz, Elon Musk) 
Kendinize anlattığınız hikâyeyi yeniden çerçevelendirin. (Joel Osteen, Darren Hardy) 
Özgeçmişinizin hikâyesini paylaşın. (Sting, Kat Cole, Sara Blakely) 
Verilen mücadelelerin ve çıkarılan derslerin hikâyelerini anlatın. (Tony Robbins, Amy Purdy, Adam Braun) 
Zorlukları yenen bir “kahramanı” -kişiyi veya ürünü tanıyın. (Oprah, Sideways, Darren Hardy, Peter Guber, Steve jobs) 
Tutarlı ve aleni şekilde vizyonunuzu bir kurucunun hikâyesine yerleştirin. (Howard Schultz, Walnut Hill Medical Center,]ohn Mackey, Herb Kelleher) 
Sunumunuzun en az yüzde 65’ini hikâyelerden oluşturun. (Bryan Stevenson, Sheryl Sandberg) 
Beklentileri ihlal edin. (Bill Gates, Elon Musk) 
Kamaşıklığı gizlemek için basit kelimeler ve analojiler kullanın. (Dr Ed Hallowell, Martin Luther King, Elon Musk) 
Hikayenizi anlatıya dair özgün ve ilgili detaylarla zenginleştirin. (Sara Blakely, Pete Frates) 

En iyi hikâye anlatıcınızı ortaya çıkarın. (Tokyo 2020, Steve Wynn, Danny Meyer) 

Ciddi konulan mizahi bir yanla sunun. (Sir Ken Robinson) 
Dinleyicilerinize göre şekillendirdiğiniz özgün ve kişisel hikâyeler anlatın. (Gary Vaynerchuk, Giada De Laurentiis) Kısa ve öz olun; özenle seçilmiş az sayıda kelime kullanın. (Rıchard Branson, Charles Yim, Winston Churchill) Hikâyenizi üç kısma ayırın. (Pope Francis, Steve Jobs, Sheryl Sandberg) 

Hikâyenizi görselleştirmek için resimler kullanın. (Chris Hadfield) 

Kişisel bağlantılar kurabilmek için verileri hikâyelere yedirerek sunun. (Sheryl Sandberg, John Lasseter) 

Sunum yeteneklerinizi geliştirmek için her fırsattan yararlanm. (Martin Luther King, Winston Churchill, Richard Branson) 

Çalışanlarının kendi müşteri hikâyelerinin kahramanı olmaya esinlendirin. (Danny Meyer, Steve Wynn) Hikâyenizi iyi yapmakla yetinmeyin, harikalaştırın. (Malala Yusufzay, John Lassetcr)