İslam a göre İnsan Psikolojisi



İslam a göre İnsan Psikolojisi

...

Dogduğu zaman çocuk konuşamaz. Konuşabilmesi ve konuşmayı öğrenebilmesi için uzun müddet ve lüzumsuz sesler çıkarması gerekir. Sonra dilin ifade ettiği mefhumları kavramaya başlar. (Ki bu yaratcının sunduğu en büyük mucizedir. Nitekim Kur'an- Kerim'de Hz. Adem'in yaratılışı konusunda bu husus üzerinde durulmuş ve şöyle denilmiştir: «Ve Adem'e her seyin adınu teker teker öğretti.» Bundan sonra çocuk öğrendiği kelimeleri kullanmaya başlar. Eğer dış âmiller tarafinda bu yardım sağlanmazsa konuşamaz. «Nitekim bazı sağırlar hiç konuşma işitmemis, kelimelerin mânâsını anlamamış olduklarından ötürü onları kullanıp konuşamazlar ve dilsiz olurlar. Ya da konuşmaları mânâsız sesler çkarmak suretiyle olur, tpkı hayvanlar gibi.) Ama bütün buna rağmen insanda konuşma hassasını dış âmiller meydana getirmiştir diyebilir miyiz? Asla.. Sadece şunu diyebiliriz: İnsanın yapısında gizli konuşma gücü vardır, bunun ortaya çıkıp kuvvetlenmesi için dış âmillerin yardımına ihtiyacı vardır. 

...

Daha önce demiştik ki, duyusal ve manevi güçle, duyularla kavranılan şeylere inanmakla, duyularla kavranılmayan şeylere inanmak çizgisi bütünüyle gerçek çizgisi içine girer... Simdi de diyoruz ki bunların hepsi aynı zamanda hayal gücüyle yakından ilgilidir. Muhakkak ki insanın hayal gücü olmayan bir şeyi yoktan var edemez. İsterse bu şey hayal olsun. İnsan hayal ederken temel olarak gerçekler dünyasında var olan şeyleri dayanır. Hayaliyle de bunları ya azaltır ya da fazlaştırır. Bir şekilden başka bir şekle sokar, değiştirir ve böylece tahayyül etmek istediği hayalí şekli oluşturur. Ama hiç bir zaman olmayan bir şeyden hayal gücüyle olan bir şey meydana getirmez.